Cuma, Ağustos 21, 2009

İş Sehayatim...





Dün akşam valiz almam gerekti, bugüne kadar hiç 10 günlük bir iş seyahatim olmadığından kabin valizi herşeyime yetiyordu... 3-4 günlük seyahatlerim için kabin valizi hem uygun hem uçakta yanıma aldığım içinde inmem rahat oluyordu...
Mecburen kendim kadar bir valiz aldım...
Akşam kendimi o kadar yorgun hissetmeme rağmen hem uyuyamadım hem valiz hazırlayamadım.
Gece 02.30 a saati kurdum...
Valizimi hazırlamaya başladım...
Evde fare için bile ne içecek bir şey var ne de yiyecek...
Gece o saatte bir kola için neler verirdim:))

Valiz bittiğinde saat 3.30 olmuştu...
Uyku gözümden yaşlar halinde akarken, son dakika aklıma başka bir takım daha geldi...:) onu da koymam gerekiyordu... O dakika anladım ki gerçekten büyük valizde halen yerin olması süper bir şeymiş...

Evden çıktığımda 4.15 di...
1. köprüden Atatürk Havalimanına giderken, köprüdeki tamirat yüzünden okmeydanı ve çağlayan gibi saçma sapan yerlere mecburen yol verdiler...
Karaköy'e ulaşıp Eminönü tarafına geçene kadar bayağı zaman kaybettim.
Havalimanına ulaştığımda saat 5.20 idi...
Thy kontuarında arkadaşım Handan ile buluştuk...
İkimizinde gözleri kapanmak üzere olup, esnemekten ağzımızın yırtılmasına ramak kalmıştı.
Check-in den sonra duty free de biraz takıldık... O kadar garip ki, sigaraların lightlarını satmıyorlar... onun dışında herşey var...:))

Bundan 2 ay önce ilk kez Kıbrıs'a istemeye istemeye gene iş ile ilgili ayak bastım... Inspection yapmamız gerekiyordu... Dönüşümüzde duty free de gene benim sigaramdan yoktu...

Uçakta uyuma hayallerim sürekli hostlar tarafından dürtülmek ile geçti... önce kağıt dağıtımı, sonra onun doldurulması, sonra zoraki kahvaltı, sonrada başımdan aşağıya su dökmeleri ile son buldu:)))

Bazen Thy ile uçmak mı iyi yoksa uçmamak mı bunu sorgulamak lazım...
Uçağa binene kadar ki rötar süresince de buz kesme kısmını da ayrıca geçiyorum...
Uçak içi ise daha da soğuk olup, battaniye olayı için açıklama kısmı " kuru temizlemeden maalesef gelmedi " şeklinde idi...
Hizmet sektöründe çalışmama rağmen, bu cevap garip geliyor, üstelik uçağın düşme ihtimali olsa, gece dağa düşsek ve donarak dağda ölsek, acaba thy o zaman mı kuru temizleme firmasını değiştirmeye karar verecek...

Genelde kötü bir şey olmadan bu tip kararları alamadığımız için...

Otel'e gelmemiz esnasında havanın sabah ekren saatlerinde bu kadar sıcak olması ile 10 gün haşlanacağımızı anladım... zaten sürekli 60 derecelerden bahsedenlerin pek de haksız olmadıkları aşikar...
Önce otelde bir kahve ile sigara içtik, sonrasında toplantı odaları dekorlarına göz attık... Kurulumlar tam bitmemiş... Akşama kadar hepsi tamamlanacak...

Sonrasında odaya çıkıp valiz açma ve yerleşim başladı...

Şirkete bağlanma ile mail kontrolü ve telefon konuşmaları...

10 gün Kıbrıs'tayım... Dönem Toplantımız için 2 ayrı grup gelip gidecek...
İlk grup yarın girecek... İkinci grup 26 sında...
Herşeyin çok güzel ve sorunsuz gitmesini diliyorum...

Havanında biraz serinlemesini:))

Hiç yorum yok:

Powered By Blogger

Beslenme Çantam...