Sabah çok zor kalktım... kahvaltıya bile yetişemedim... doğruca toplantı salonlarına gittim...
Ayakta uyuyordum resmen... saat : 14:00 ü zor ettim... sonrasında odaya gidip uyudum...
Öğleden sonra ilk kez boş olmasına rağmen ben deniz yerine uyumayı seçtim... Sanki balyozla başıma vurulmuş gibiydim...
Boğaz ağrısı ve ateşin yerini bu sefer hapşırma ve akıntı aldı... baş ağrısı da ayrı bir konu...
Öğlen yemeği yemek istemedim... zaten Tepe restaurant'a gidecek hiç halimde yoktu...
Akşam yemeği yemek istemediğim halde zorla yemeğe götürüldüm...
Sadece patates kızartması yedim...:) buraya geldim geleli yediğim tek tip yiyecek... zaten normal yemek yemeyeli sanırım 3 ay oldu...
Canım hiç bir şey istemiyor, meze tarzı şeyler dışında veya güzel bir salata...
Burada limon suyu yok... limonlarda yeşil ve suyu yok... dolayısı ile salata yemek mümkün değil...
Ruhen de kendimi toparladım sanıyordum ama bugün öğleden beri kötüyüm...
400 kişi arasında yalnız hissetmek... nereye gidersem gideyim kalabalıkta bile iç dünyam ağır basıyor...
İçim yalnız...
Buna alışmıştım... bunu ben bozdum... inanmakla... güvenmeyecektim kimseye... kendime söz vermiştim... sonra bu sözü bozdum... ısrar fazla idi... neden olmasın dedim... bundan sonra kendi bildiğimin dışına çıkmayacağım... mantığımı dinlemem şart...
Bir yaşanmışlık, bir domino taşını düşürünce, devamı da arkasından geliyor...
Toparlamak oldukça zor gibi gözükse de içsel dengemi kurmaya çalışıyorum...
Bu sabah iyi iken, nedense gene geldiler... haftalar öncesi gelenler gibi kalabalık değiller... ara ara gözüküyorlar... esasında bu da yavaş yavaş artık parçalandıklarını ve işgalin kısmen bittiğini gösteriyor...
Sadece motivasyona ihtiyacım var...
Bu akşam erkenden odama geldim...
Dinlenmek için...
Yarın lansmanımız var...
Ayakta dik durmam lazım...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder