Salı, Eylül 01, 2009

gökyüzündeki buluttum...

Bugün sabahtan öğlene kadar yataktan hiç çıkmadım... bir ara sadece valizimi eve taşımam gerekti...
Bugüne kadar hayatımda ayrıldığım hiç kimse ile dost kalma bir durumum olmadı... Bana mantıklı gelmiyor...
3 sene önceki erkek arkadaşım ile iş gereği çoğu yerde karşılaşıyoruz... Başta ben konuşmuyor ve tanımamazlığa gelerek içimdeki aciyı azaltmaya çalışıyordum... Sonrasında yani 1 yıl sonra Angelique de biraraya geldik...
Sonrasında yılda 1-2 karşılaşma derken, bu sene Nisan - Mayıs aylarında iş seyahatlerimde hep karşıma çıktı... Her zaman kendimi prenses gibi hissettiren bir insan... Ayrılığımız yanlış zamanlama ve benim bir ilişkiye hazır olmamamdan kaynaklandığı gibi, bir de fazlası ile ters ve kötü davranmamdır...

Buna rağmen ne zaman görüşsek çok mantıklı yaklaşımları oldu...
Yanımda iken gerçekten sizden güzeli veya değerlisi yok gibi davranıyor...

Arada bir arar... Telefonu kayıtlı değil ama artık görünce o olduğunu anlyorum...
Çoğu zaman açmıyorum...
Dün aradığında açmamıştım... Sonrasında başka bir numara ile yakalandım:))

Bugünde aradı...
Israrla akşam yemek yemek istiyor...
Bende kabul ettim...

Bugün D&R a gittim... Kendimi kitaplara vermek üzere...

Bu arada annemin evine uğradım... 1 sene önce abime verdiğim siparişi abim annemin evine bırakmış...
Howl's Moving Castle 'ın soundtrack i...
1 sene beklemenin sonucunda kavuşabildim...
Müzikleri beni gökyüzüne çıkarıyor... Bulutlara kavuşuyorum...
Özgür ve mutluyum o an...
Kimse yok çevremde...
Sadece ben ve müzik...
Piano...
Hayatım...

Bunları paylaşacağım ve aynı duyguları benimle paylaşacak biri veya birilerinin olmasını çok isterdim...

Ruhum bunlarla mutlu, tek besinim... filmlerim ve müzik... Bazen kitaplar arasında da kayboluyorum...

Dünyam onlar oluyor... O zaman hayal aleminde yaşıyor gibiyim... Bu yüzden de gerçek dünyadaki yalanlara, oyunlara adapte olamıyorum...
Sığ eğlencelere...

Mutluluğumu müziğinde bulduğum Joe Hisaishi'ye...

Hiç yorum yok:

Powered By Blogger

Beslenme Çantam...