Hafta sonu nasıl geldi ve nasıl geçti pek anlayamadım...
Cumartesi günü öğlene kadar evimle ilgilendim... Hafta arası pek vakit bulamadığım derleme ve toplama işlemleri ardından soluğu annemde aldım. Bütün haftanın özetini anlatıp, genel konularda bilgilendirmelerin ardından, yemek ve çay molası ile gene puzzle'ın başında buldum kendimi...
Evlerin pencereleri ve ışıkları ortaya çıkmaya başladı...
Bir resim bu kadar küçük parçalara neden ayrılır tam anlamayadım... Birinin aklından zoru varmış... Onları birleştirmeye çalışan ise ayrı bir deli:) o da ben oluyorum sanırım...
Yakında gözlerim bozulacak... Çarşambaya göz doktorundan randevum var... 3 aylık kontrol zamanı...
Veni vidi 6 ay ara ile geçen sene 2 kere yanlış teşhis koyup, göz tansiyonum olduğuna karar verdi.
Tetkikleri yaptırmadan, eski firmamdaki ürün müdürünü aradım... Saolsun hemen Medamerikan'da tanıdığı ve ailece gittikleri bir göz doktorunu önerdi. Ocak 2013 de muaynem ve tetkikler yapıldı, sonuçta hiç bir şeyin olmadığı tespit edildi.
3 ayda bir kontrol edelim biz gene de dediler. Bu ikinci randevum olacak. Doktor o kadar sıcak bir insan ki, sanki ailemden biri ile sohbete gidiyorum.
Şu hasret kaldığımız gruptan yani...
Sabahtan üst katın ev sahibi, eşi ve çocukları sonunda banyo tavanımı görmeye geldi...
Çarşambaya kadar bu işi çözümleyeceklerini belirterek ayrıldılar...
Tavan yerinde durmuyor artık... Sürekli kar yağışı şeklinde uygun bulduğu alanlara yağmakta...
Bıçakla tavan kazımaktan, ortalığı silip süpürmekten sıkıldım sankim...
Bugün ise misafirlik günümüzdü...
Yazlıktan komşularımız ve de aile dostlarımız anneme geldiler...
Bu hafta sadece salata ile beslensem yeridir... Uzun zamandır yemediğim herşeyi yedim...
Yani esasında yediğim şeyler onlara göre hiç bir şey ama midem küçüldüğünden dolayı sanırım koca bir inek mideme oturmuş gibi hissediyorum...
Misafirler bizde iken abim aradı, Erin ve Artun'a puzzle'ı gösterdim:) umarım bitmiş halini de görürüz...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder