Cumartesi, Temmuz 11, 2009

5 Haziran 2009 Cuma

Yogun 6 aylik bir donemi geride birakip, rahat rahat nefeslenmeye karar verdigim bir cuma gunu...
Icimde bir heyecan seli ile sirketten bir arkadasim ve onun erkek arkadasi tarafından 1 yildir konusulan Tavanarasi'na gitmeye karar verdigimiz aksam...
Sirkette Tansiyon Olcum Kosesi'ni kurdurmus olmanin rehaveti icinde, aksam 17:00 de ofisi terketmeden once, bizde bir olcturelim su tansiyonu diyoruz...
Arkadasim "hadi ama gec kaldik... disarda bekleniyoruz" demesine ragmen, kendi de tansiyonunu olcturmeden cikamiyor:)))
Araca kendimizi atiyoruz... Arabayi yeni devralan arkadasimiz pek bir afilli... "Nedir bu arabanin cantlarindaki bagciklar" diyorum... Ani frenlerle sarsilmaya basladigim an anliyorum ki Taksim'e kadar bu sekilde bir on bir arka sallanacagim:))) ne de olsa arabaya alisma sureci daha gecmemis...
Taksim'de diger arkadaslarini aliyoruz... Tavanarasi' na giderken keyfime diyecek yok... Uzun zamandir ilk kez beraber olmayi planladigimiz ama basaramadigimiz bir gun... Mutluyum... Ozgurluge kavusmus gibiyim...
2 ay once annemin arkadaslari ile Divan Erenkoy'de bir araya gelmis ve ilk cintonigimi icmistim... Yogun ve stresli bir gun aksami, bir icki insani bu kadar mi rahatlatirmis... Daha once neden icmemisim... Yoksa hersey o an'a mi bagli... Hani vardir bir an... Icinizde bir seyler kipirdamaya baslar... Kuslar gibi hafifsinizdir... Herseye ragmen hayat guzeldir... O anin hic bitmesini istemezsiniz... Annem ve arkadaslari ile her zaman kendimi cok iyi hissediyorum... Gecmisteki anilar, paylasimlar ve de fedakarliklar uzerine kurulu bir dunya... Bu dunyada onlarla rahatim, guvendeyim ve benim... Ben onlara gore guzelim, iyiyim ve basariliyim... Herseye ragmen de onlarin gozunde halen bebekleriyim... Buyumeyen ama gun gectikce gozlerinde olgunlasan... Herseyin en iyisine layik... Korumaci, kollamaci tutumlarinda da bir eksilme yok...
Zaman akip giderken, Aysel teyzem hep her zaman yanimda idi... En sancili donemimde bir aksamini bana Harward Cafe'de ayirmasi, en zor karar aninda yanimda destegi asla unutulamaz...
Bir cintonikten nerelere mi geldik...:))
Tavanarasina donersek, ben geceye cintonikle baslarken arkadaslarda gazoz vari iceceklerle on hazirlik sureclerini tamamlamaya calistilar... Her yigidin yogurt yigisi farkli olurmus... Bunlarinda icki icmeleri "haydi bire" der gibi, yemek sonrasi, doldur bosalt sistemi ile devam etti... Genc arkadaşlarim havuc salatalik ve limon uclemesini bana da asiladilar ve sanirim o gece 2 kilo kadar yemisizdir... :)))
Sonrasinda 23:30 gibi artik evlere dagilma vakti geldiginde, Moda'dan bir arkadaim arayarak " ben taksimdeyim sende taksimde isen bulusalim" diyince, benimde ev oncesi mola zamanim oldu:))
Melek Cafe de bir mola donemi arkasi, gece 2 gibi kankami aradim... Butun gece zaten kendisi ile ara ara konustugumuzdan belki ara bir cila donemi ve yuzyuze gece dedikodusu yapmamiz gerekecekti... Bostanci'da kendisi ile bulusarak, yerfistigina gittik... Geceyi 3:30 sularinda kapatirken, bende kendime inanamadim... Bir gun bu kadar mi yogun ve hizli yasanirdi...
Gece yatarken en kotu gunumun bu sekilde ve dostlarimla gecmesini diledim....

Hiç yorum yok:

Powered By Blogger

Beslenme Çantam...